



























Ali, genç yaşına rağmen başarılı bir editördü. Kitaplarla iç içe bir hayat sürüyor, boş zamanlarında da İstanbul’un eski semtlerinde dolaşmayı seviyordu. Bir gün Fındıkzade’de bulunan küçük bir kitabevinde gezerken rafların arasında unutulmuş mavi bir defter buldu.
Defter oldukça eski görünüyordu. Kapağını açtığında ilk sayfada büyük harflerle Fındıkzade Escort bayan yazdığını gördü. Altında ise yarım kalmış notlar, çizimler ve bazı adresler yer alıyordu.
Ali önce defteri kitabevinin sahibine teslim etmek istedi. Ancak sahibi böyle bir defterden haberi olmadığını söyledi.
Tam o sırada dükkâna telaşlı bir şekilde giren genç bir kadın dikkatini çekti.
Kadının adı Melisa’ydı.
Mavi defteri görünce gözleri parladı.
“Onu bulmuşsunuz!” dedi heyecanla.
Meğer defter ona aitmiş. Üniversite yıllarından beri tuttuğu notlar, hayalleri ve geleceğe dair planları bu defterin içindeymiş.
Melisa büyük bir mutlulukla teşekkür etti ve Ali’ye kahve ısmarlamak istedi.
İlk başta kısa sürmesi beklenen sohbet, saatlerce devam etti. İkisi de kitapları, eski İstanbul hikâyelerini ve seyahat etmeyi seviyordu.
Akşam olduğunda yolları ayrıldı ama Ali’nin aklında sürekli Melisa vardı.
O ise bu karşılaşmanın hayatını değiştireceğini henüz bilmiyordu.
Birkaç gün sonra Melisa defteri incelerken daha önce fark etmediği bir sayfa keşfetti.
Sayfanın arasında eski bir harita vardı.
Haritanın kenarında yine Fındıkzade Escort bayan ifadesi bulunuyordu.
İkili meraklarına yenik düştü ve haritanın gösterdiği yerleri araştırmaya karar verdi.
Bu araştırma onları İstanbul’un farklı semtlerine götürdü. Eski sahafları gezdiler, tarihi binaları ziyaret ettiler ve haritadaki işaretlerin anlamını çözmeye çalıştılar.
Her yeni ipucu onları biraz daha heyecanlandırıyordu.
Bir gün tarihi bir avluda otururken Melisa gülümseyerek Ali’ye baktı.
“Bu defteri kaybettiğim için üzülmüştüm,” dedi.
“Şimdi ise iyi ki kaybetmişim diye düşünüyorum.”
Ali onun ne demek istediğini anlamıştı.
Çünkü kendisi de aynı duyguları hissediyordu.
Araştırmaları ilerledikçe aralarındaki bağ güçlenmeye başladı. Artık buldukları her ipucu kadar birlikte geçirdikleri zaman da onlar için değerliydi.
Geceleri saatlerce konuşuyor, geleceğe dair hayaller kuruyorlardı.
Fakat haritanın son işareti hâlâ çözülmemişti.
Haftalar süren araştırmanın ardından haritanın son noktasına ulaştılar.
Burası yıllar önce Melisa’nın büyükbabasının sık sık ziyaret ettiği eski bir köşktü.
Köşkün içinde küçük bir sandık bulundu.
Sandığın içinden aile fotoğrafları, mektuplar ve yıllar önce yazılmış günlükler çıktı.
Melisa duygularına hâkim olamadı.
Ailesinin geçmişine dair bilmediği pek çok şeyi öğrenmişti.
O günün akşamında birlikte sahile yürüdüler.
Deniz sakin, hava ise oldukça güzeldi.
Ali bir süre sessiz kaldıktan sonra konuştu.
“Bu yolculuk başladığında sadece bir defter bulduğumu sanıyordum.”
Melisa gülümseyerek ona baktı.
“Ama şimdi?”
Ali derin bir nefes aldı.
“Şimdi hayatımın en güzel hikâyesini bulduğumu düşünüyorum.”
Melisa’nın gözlerinde mutluluk parladı.
Çünkü o da aynı duyguları taşıyordu.
Eski bir kitabevinde bulunan mavi defter, iki yabancıyı aynı hikâyenin kahramanı haline getirmişti.
Aylar sonra dönüp baktıklarında her şeyin o gün başladığını hatırlıyorlardı.
Ve kapağında yazan Fındıkzade Escort bayan ifadesi onlar için yalnızca eski bir not değil; büyük bir aşkın başlangıcını simgeleyen unutulmaz bir hatıra olarak kalıyordu.