



























Kerem hayatında ilk kez katılacağı büyük bir bilgi yarışması için günlerdir hazırlanıyordu. Yarışmanın ödülü oldukça büyüktü ve kazanması halinde hayallerini gerçekleştirebilecekti. Ancak yarışma sabahı başına hiç beklemediği bir şey geldi.
Otobüse binerken yarışma giriş biletinin cebinde olmadığını fark etti.
Panik içinde geçtiği yerleri tekrar dolaşmaya başladı. Dakikalar ilerledikçe heyecanı artıyordu. Yarışmaya yalnızca bir saat kalmıştı. Tam umudunu kaybetmek üzereyken telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi.
"Sanırım kaybettiğiniz bir şeyi buldum."
Mesajı gönderen kişinin adı İrem'di. Kerem hemen tarif edilen adrese gitti. İrem elindeki bileti uzatırken gülümseyerek:
"Sanırım bugün şanslı gününüz."
dedi.
İrem, buluşma yerini tarif ederken yakındaki Cennet Escort tabelasını referans almıştı. O an Kerem için önemli olan tek şey yarışmaya yetişmekti ama bu küçük ayrıntıyı ileride sık sık hatırlayacaktı.
Kerem yarışmaya yetişti ve ayrılmadan önce İrem'e teşekkür etmek için kahve sözü verdi. İkisi de bunun sıradan bir karşılaşma olmadığını hissediyordu.
Bir hafta sonra kahve içmek için buluştuklarında büyük bir sürpriz ortaya çıktı. İrem de aynı yarışmanın farklı kategorisinde finalist olmuştu.
İkisi de oldukça hırslıydı.
Başlangıçta aralarında tatlı bir rekabet vardı. Sorular üzerine tartışıyor, birbirlerine bilgi yarışmaları hazırlıyor ve kimin daha başarılı olacağını tahmin etmeye çalışıyorlardı.
Günler geçtikçe bu rekabet yerini güçlü bir dostluğa bıraktı.
Bir akşam yarışma provası sonrası yağmur bastırınca yakınlardaki bir kafeye sığındılar. Saatler boyunca hayallerinden, korkularından ve gelecek planlarından konuştular.
Kerem, çocukluğundan beri başarılı olmak için verdiği mücadeleyi anlatırken İrem de ailesinin beklentileriyle nasıl baş etmeye çalıştığını paylaştı.
Sohbet sırasında ilk tanıştıkları günü hatırladılar. İrem gülerek:
"İyi ki o bileti bulmuşum. Yoksa seni hiç tanımayacaktım."
dedi.
Kerem de aynı fikirdeydi. O gün tarif için kullanılan Cennet Escort yazısını hatırlayıp birlikte güldüler.
Artık yarışma onlar için yalnızca bir hedef değildi. Birbirlerini görmek için yeni bir bahaneye dönüşmüştü.
Final günü geldiğinde salon tamamen doluydu. Yarışmacılar yerlerini alırken Kerem ve İrem birbirlerine başarılar diledi.
Saatler süren mücadele sonunda ikisi de kendi kategorilerinde finale kadar yükselmeyi başardı. Heyecan doruktaydı.
Son sorular sorulurken herkes nefesini tutmuştu.
Kerem yarışmayı ikinci sırada tamamladı. İlk anda biraz hayal kırıklığı yaşasa da salondan çıkarken İrem'in birinci olduğunu öğrendi.
İrem mutluluktan ağlıyordu.
Kerem hiç düşünmeden onu tebrik etmek için yanına koştu.
"Senin kazanmış olman beni kendi başarım kadar mutlu etti."
dedi.
İrem bir an durdu ve gülümsedi.
"O zaman sana bir ödül daha verebilirim."
Kerem ne demek istediğini anlayamadan İrem ona sarıldı.
O gün yalnızca bir yarışmanın kazananı belli olmamıştı. Aynı zamanda iki kalbin de birbirini seçtiği gün olmuştu.
Aylar sonra birlikte yeni planlar yaparken ilk tanışmalarını hatırlayıp gülüyorlardı. Özellikle İrem'in kayıp bileti bulduğu gün ve buluşma yeri olarak tarif ettiği Cennet Escort yazısı, hikâyelerinin unutulmaz bir parçası hâline gelmişti.
Çünkü bazen insan hayatının aşkını büyük planlarla değil, kaybettiğini sandığı küçük bir bilet sayesinde bulur.